Mikrofon Kullanımı

Mikrofon Kullanımı

Yaşamımızda en çok heyecanlandığımız anlardan biri de mikrofonla yaptığımız ilk konuşmadır. Mikrofonu tutmak, mesafesini ayarlamak ve en önemlisi sesimizin nasıl çıktığını merak etmemiz bizi çok heyecanlandırır.

Bu heyecanın başka bir kaynağı da topluluk karşısında konuşmak ya da performans sergilemektir. Bütün gözlerin üzerimizde olduğu, herkesin bizi dinlediği bu anda acaba “Hata yapar mıyım?” korkusuyla çok heyecanlanırız. Birkaç defa mikrofonla konuşma yapmak ya da performans sergilemek bu heyecanı azaltır. Yaşanan deneyimler sonrasında da heyecan kaybolur.

Bu metin mikrofon kullanma ile ilgili çeşitli bilgiler vermek üzere hazırlanmıştır. Bu bilgilerden faydalanıp mikrofonu daha rahat kullanabilir hale geleceksiniz.

GİRİŞ

MİKROFON KULLANMA

Tanımı:

Aldığı bir sesi veya sesteki değişimleri yansıtan elektro akustik aygıta mikrofon denir. Günümüzde mikrofon sıklıkla kullanılan bir aygıttır. Bir lider topluluk karşısında konuşurken, sanatçı şarkı söylerken, öğrenci şiir okurken, animasyonda, sahne dünyasında vb. daha birçok alanda ve yerde mikrofon kullanılır.

Mikrofonu David Hughes icat etmiştir. David Hughes, akustik dalgaların harekete geçirdiği bir zarın mekanik titreşimini bir elektrik devresindeki akım değişimine dönüştürerek mikrofonu icat etmiştir. Elisha Gray ve Gharam Bell de mikrofon üzerinde çalışmalar yapmışlardır. Mikrofon ayarlamasını konusunda uzman teknisyenler yapar. Mikrofonda ses ayarı yapan kişiye tonmayster denir.

Mikrofonun Önemi:

Mikrofon kullanımı son yıllarda oldukça yaygın hale gelmiştir.. Birçok alanda mikrofona ihtiyaç duyulması mikrofonun yaygınlaşmasında önemli bir etkendir. Mikrofon, müzik ve sahne dünyasının, halka hitap eden liderlerin, okul törenlerinin vazgeçilmez bir aygıtıdır. Mikrofon kullanımının önem kazanmasında sese istenilen şekilde yön vermenin etkisi büyüktür.

Mikrofonun Özellikleri:

Mikrofonlar sesi elektriğe çeviren elektronik aletlerdir. Sesin elektriğe çevrilmesi, sesin havada yarattığı akustik dalgadan yararlanılarak gerçekleştirilmektedir. Ağızdan çıkan veya herhangi bir şekilde yayınlanan ses havada basınç değişimi yaratmakta ve bu basınç değişimi, suya atılan taşın yarattığı dalgaya benzer şekilde, havada bir dalga iletimi şeklinde yayılmaktadır. Hava basıncının yarattığı etkiden yararlanılarak, mikrofonlar aracılığıyla sesin elektriğe çevrilmesi sağlanmıştır. Bunun tersi bir işlemle, elektriğin de sese çevrilmesi mümkün olmaktadır. Elektriğin sese çevrilmesi de hoparlörler ile gerçekleştirilmektedir.

Mikrofon Çeşitleri

1.Dudak Mikrofonu:
Konuşan kişinin dudaklarına yakın, elle tutulan veya masaya sabit olacak şekilde tasarlanmış mikrofondur. Günümüzde en çok kullanılan mikrofon çeşididir. Ses iletimini kaliteli bir şekilde yansıtır. Dudak mikrofon, bir kablo ile ana tesisata bağlı olduğu için konuşan kişiyi belli bir uzaklığa göre hareket olanağı sunar.

2. Telsiz Mikrofon:
İçinde bulunan yüksek frekanslı bir verici sayesinde yeri değiştirilebilen mikrofondur.
Telsiz mikrofonda bir kablo olmadığı için konuşan kişiye daha çok hareket alanı olanağı sunar.

3. Yaka Mikrofonu:
Giysilerin özellikle yaka bölümüne takılabilen minyatür mikrofondur. Kullanımı çok basittir. Konuşmacının mikrofonu tutmasına gerek olmadığından kendisini daha rahat hissetmesini sağlar.

4. Yakın Mikrofon:
Konuşmacının boynuna veya başına takılı bir tesisattan ağzına doğru uzatılarak tasarlanmış mikrofondur.

Mikrofon Kullanımında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Ses ve Nefesi Kullanma:

Mikrofon kullanırken sesi ayarlama ve nefesi kullanma çok önemlidir. Mikrofonu kullanan kişilerin öncelikle mikrofonik bir sese sahip olması gerekir. Mikrofonik ses dinlenebilir, hoşa giden, pürüzsüz, tınısı doğru olan sestir (Akın Önen, Türkçeyi Türkçe Konuşmak) Aynı zamanda mikrofonu kullanan kişinin Türkçe’yi doğru konuşması gerekir.

Düzgün bir sese sahip olmak için ses egzersizleri de yapılmalıdır. Ses egzersizi yapmadaki temel amaç nefesin pürüzsüz ve ölçülü olmasını sağlamak, diyaframı iyi kullanmak, sesin parlak ve dolgun olmasını sağlamaktır.

Ses ve Nefesi Kullanırken Dikkat Edilecek Noktalar:

  • Doğru soluk alıp verebilme
  • Diyafram kullanımını nefes alma eylemi içine katabilme
  • Sesi doğru kullanabilme
  • Dilimizin seslerinin doğru boğumlanması, duyulması ve anlaşılır olmasını sağlama
  • Türkçe’nin ses özelliklerini iyi bilme
  • Ses tonunu yerine göre ve uygun kullanma  (Kaynak: Akın Önen, Türkçeyi Türkçe Konuşmak)

Konuşma Esnasında Dikkat Edilecek Noktalar:

İzleyicilere karşı saygılı olmak
İçten ve samimi olmak
İzleyicilerin kişiliğine, kültürüne, dini inançlarına saygılı olmak, onları rencide edici davranışlardan kaçınmak
İzleyicilerin güven, sevgi ve saygısını kazanmak
Konuşmacı ya da konuşmacıların kendilerini değil, bir olayı, konuyu veya gösteriyi sunduklarını unutmamak
Kılık kıyafetin, saç ve makyajın gösterinin veya konunun içeriğine uygun olması (Akın Önen, Türkçeyi Türkçe Konuşmak)

Mikrofon Tutma:

Mikrofonun hangi mesafede tutulması gerektiği çok önemlidir. Sesimizin duyulması, söylediklerimizin anlaşılır olması gerekir. Bunun için mikrofonun dudaklara olan mesafesi iyi ayarlanmalıdır. Konuşma yaparken ya da şarkı söylerken orkestra veya müzik yayınının mikrofon sesinin üstünde olmaması gerekir. Aksi takdirde söyledikleriniz anlaşılmaz.

Mikrofon Tutarken Dikkat Edilecek Noktalar:

Mikrofonla dudaklarınız arasında 3-5 parmak mesafe olmalıdır.
Mikrofonla konuşurken sesinizi göstermekten korkmayınız.
Kalın sesleri duyurmakta zorluk çekiyorsanız mikrofonu iki parmak kadar mesafede tutmalısınız.
Kuvvetli sesleri verirken mikrofonu kendinizden biraz uzaklaştırmalısınız. (Ör: Beş parmak mesafede tutabilirsiniz.)
Mikrofonun ses alan ön yuvarlak bölümünü ağzınıza paralel gelecek şekilde tutunuz
Eğer ellerinizi kullanmanız gerekiyorsa yaka mikrofonu kullanınız
Bütün bu yazılanların verimli olması için iyi bir ses ayarlamasının yapılmış olması gerekir. Ses ayarı önceden yapılmadıysa sahnede çok zor durumda kalmanız olasıdır.

Kaynak: T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi) “Mikrofon Kullanımı”, Ankara – Nisan 2005.